Katılım Bankaları – Faizsiz Bankalar

Türkiyenin Ekonomik Durumu

Türkiyenin Ekonomik Durumu
Bu haber 30 Aralık 2021 - 21:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Türkiyenin ekonomik durumu son dönemlerde en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Ülkemizde yaşayanlar son zamanlarda dalgalanan kurlar nedeniyle artan fiyatlar konusunda oldukça zor dönemler yaşanıyor. Yapılacak ve yapılması gereken müdahaleler ile birlikte düzelme ihtimali olsa da gün geçtikçe ürünlere zam geldiği gerçeği yadsınamaz durumdadır. Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmelere buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiyenin Ekonomik Durumu

Uluslararası kuruluşlardan IMF tarafından Türkiyenin Ekonomik Durumu gelişmekte olan piyasa ekonomisi olarak tanımlanmaktadır. Dünya ülkeleri arasında Türkiye’ye bakacak olursak yeni sanayileşen ülkeler arasında yer aldığı söylenebilmektedir. Ülke ekonomisi içerisinde hizmet veren kamu ve özel kuruluşlara bakacak olursak özellikle özel sektör kuruluşlarındaki gelişmeler son 10 yıl içerisinde büyük bir gelişme göstermiştir. Yapılan araştırmalara göre 2016 yılı itibari ile nüfus yoğunluğunun Müslümanlardan oluştuğu ülkeler arasında Endonezya’dan sonra 2. sırada yer almaktadır.

türkiyenin ekonomik durumu

Türkiyenin Ekonomik Durumu

Türkiye ekonomisi son 10 yıl içerisinde yaşanan yıllık büyüme oranlarına bakacak olursak:

  • 2010 – % 8,5

  • 2011 – % 11,1

  • 2012 – % 4,8

  • 2013 – % 8,5

  • 2014 – % 5,2

  • 2015 – % 6,1

  • 2016 – % 3,2

  • 2017 – % 7,4

  • 2018 – % 11

  • 2019 – % 13,7

  • 2020 – % 13,1

Özellikle 2020 yılı dünya genelinde yaşanan covid-19 salgını nedeniyle ekonomik daralma yaşanmaktadır. Dünya genelinde daralma yaklaşık olarak % 3,5’tur. 2021 yılında ise TÜSİAD tarafından yapılan araştırmalarda yer alan araştırma verilerine göre ülkelerin merkeze bankaları ve maliye politikalarının ekonomi konusunda verdikleri destek ve bununla birlikte aşılama oranlarındaki artışlar nedeniyle % 5,5 büyüme beklenmektedir. 1930 yılında yaşanan Büyük Buhrandan sonra dünya geneli düşünüldüğünde iktisadi olarak en derin resesyonun yaşandığı belirtilen 2020 yılı için çok ağır bir finansal krizin eşiğinden dönüldüğü fikri savunulmaktadır. Türkiye ekonomisi de bu resesyondan etkilenmiş ve özellikle 2021 yılı son çeyreğinde bunun etkilerini görmeye başlamıştır. Özellikle son gelişmelere göre bakıldığında 2021 yılı global ekonomide ekonominin belirleyicisi olacak olan 3 ana maddeye bakacak olursak:

  • Aşının dağılımı, aşıya erişim, toplu bağışıklık ve bunlarla birlikte ortaya çıkan varyantların durumu,

  • Parasal ve mali desteklere dair gidişat,

  • Enflasyon kaygıları ve artan emtia fiyatları sonucu finansal koşulların seyri.

Bu 3 ana maddenin gidişatına göre dünya ekonomilerindeki gidişat da belirlenecektir. Covid-19 ile ilgili yaşanan son gelişmeler, ekonomik koşulların da ne durumda olacağını gösteriyor. Çeşitli varyantların ortaya çıkması, çıkan bu varyantlar üzerindeki aşının tesiri, hastalığın yayılımının önlenememesi nedeniyle alınacak kapanma kararları gibi değişkenler ekonominin belirleyicileri arasında yer alacaktır. Özellikle dünya genelinde yapılan kapanmalar döneminde ekonomik durgunlukların yaşanmasının tam olarak etkileri 2021 yılı sonlarına doğru görülmüştür. Bu nedenle bugün yaşanan gelişmelerin etkilerinim tam olarak görülmesi üzerinden zaman geçtikçe mümkün olabilmektedir. Türkiye’nin Dünya ekonomisindeki sıralamasına yazımızdan bakabilirsiniz.

türkiyenin ekonomik durumu

Türkiyenin Ekonomik Durumu

Türkiye’de Enflasyon

Türkiye’de enflasyon özellikle 2017 yılından sonra sürekli olarak çift haneli rakamlarda kendini göstermektedir. Açıklanan enflasyon oranları ile piyasaya ve vatandaşların cebine etkileri arasında oldukça yüksek farkların olması durumu yine 2017 yılından sonra oluşmaya başlamıştır. Yakın zamanda Merkez Bankası eliyle müdahale edilen faiz oranlarının etkileri hem enflasyonun artmasına hem de Türk Lirasının diğer yabancı paralar karşısında değer kaybetmesine neden olmuştur. Faizin düşürülmesine yönelik hem para hem de maliye politikalarının oluşturulmasının birinci etkisi Türk Lirasının değer düşüşünde görülmektedir.

Türk Lirasının değer düşüklüğünün yansımaları da özellikle ithal ürünlerdeki alış maliyetlerinin yükselmesi ve ilgili mal ve hizmetlere zam gelmesidir. Bu şekilde tüketicilerin sürekli olarak artan maliyetler karşısında daha fazla para harcaması, temel hayati fonksiyonların yerine getirilebilmesinin dışındaki harcamaların yapılmayarak ekonominin daralmasına neden olmaktadır. Eğer uzun vadede müdahale edilmez ve çözüm yolları ortaya konulmazsa ekonomik daralmaların kronikleşerek daha büyük ve telafisi zor sorunlara neden olması kaçınılmazdır.

Yüksek enflasyon, artan işsizlik oranları ve salgın hastalıktan dolayı yaşanacak kısıtlamalardan dolayı olumsuz olarak etkilenen sektörlerde 2021 yılı bütçesinin gelir kalemlerinde baskı oluşturmaktadır. Buna karşılık devletin elde ettiği gelir kalemleri olan vergilerde artışların yapılması, gelir seviyesi düşen sektörlerde ödeme güçlüğü yaratacaktır.

Dünya genelinde etkili olan pandemi koşulları nedeniyle ülkemizin global ticareti de ağır yara almıştır. 2020 yılı içerisinde ihracatımız % 6,1 düşerek 170 milyar dolar, ithalat ise % 4,4 artarak 220 milyar dolar seviyelerine yükselmiştir. Dış ticaret açığımız da bu veriler ışığında 50 milyar dolar seviyesinde gerçekleşerek Türkiye ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri oluşmuştur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER